Kayıtlar

GÜNLÜK YAŞAMA DAİR

İnsanın zarifçe nezaketle hayır diyebilmesi gerektiğinde kırmadan dökmeden sınır çizebilmesi, kendine dönmesi ve her halini kabul edip kendisine şefkatle sarılması önemlidir.  Kendi sınırını belirlemesi kendine verdiği değerdir zira herkesin kişisel sınırları olmalı bir sınır yoksa hiç sınır yoktur.  ✅ *Zarafetle Sınır Koymak* ✨ *İstemediğimiz bir duruma veya birine “hayır” demek, kendimize “evetimizdir aslında*  🌸 ✨ *Sınır koymak, bencillik değil; hem kendine hem karşındakine saygı göstermektir.*  ✨ *Zarafetle “hayır” diyebilmek, ruhunun sınırlarını korumanın en nazik yoludur*  💬 *Nazik ama net ol:* *“Şu an buna zaman ayıramam yada şuan uygun değilim” diyebilirsin*  *“Bunu yapmam doğru olmaz, anlayışın için teşekkür ederim.”* “Bunu şimdi konuşmak istemiyorum, daha uygun bir zamanda olur.”  ✅ Unutma, zarafet sessizlikte değil; netlikte gizlidir.  ✅ Kendini açıklamak zorunda değilsin.  ✅ Nazikçe söylediğin her “hayır”, iç huzuruna atılan bir...

ZORLUKLA GELEN KOLAYLIK FERAHLIĞI

*ZORLUĞUN YANINDAKİ KOLAYLIK FERAHLIĞI* “Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır” ifadesi, Kur’an-ı Kerîm’de İnşirah Sûresi’nin 5. ve 6. ayetlerinde geçer: “Fe inne me’al ‘usri yusrâ. İnne me’al ‘usri yusrâ.” “Şüphesiz ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah, 94:5–6) O zaman “Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır” ayetini biraz daha kişisel ve içsel bir bakışla ele alalım. 🌧️ 1. Hayatın doğasında zorluk var Hepimiz zaman zaman sıkışır ve zorlanırız. Bir işte istediğimiz sonucu alamayız, sevdiklerimizle aramız bozulur, hastalık ya da kayıplar yaşarız. Bu anlarda çoğu zaman “Neden ben?” diye düşünürüz. Öyleyse bu ayet bize şunu fısıldar: Zorluk, hayatın bir parçasıdır ama sonu değildir. Her darlık, aslında bizi büyütmek için gelir. 🌱 2. Zorluk, dönüşümün kapısıdır İnsanın karakteri, rahatlıktan çok, zor zamanlarda şekillenir. Düştüğün yerden kalkmak imanın kuvvetidir. Sıkıntılar; sabrı, tevazuyu, empatiyi ve direnci öğret...

SINIRLARIMIZ

Bu başlığı gördüğümde ilk aklıma gelen soru şuydu benim sınırlarım neler! Sınırlarım var mıydı? Yoksa neden yok? Ne kadarda geniş bir konu hatta bu konunun birde kitabı var diye biliyorum! Öyle ya bir Ülkenin Ülke olduğunu anlayabilmemiz için sınırlarının belli olması, olmazsa olmazıdır. Eğer bir Ülkenin sınırları çizilmemişse herkesin malı olmaz mı? Herkes istediği gibi tabiri caizse at koşturmaz mı? Bu gün Dünya üzerinde ki kaosun sebebi birazda sınırları belli olmasına rağmen dinmek bilmeyen sınır ihlallerinin olması değilmi? Konumuz elbetteki ülkelerin sınırlarının ihlalleri değil. Sınırlarımızın önemine değinmekti amacım çünkü oldukça önemli bir konu. Etrafıma baktığımda bir çok konuda insanların sınır ihlallerinden dolayı bir çok konuda sorun yaşadıklarını görmek oldukça üzücü. İnsanı da bir ülkeye benzetirsek kendi beden ülkesinin sınırlarını belirleyen insan her zaman gemisini yürüten, dik duran gerektiğinde hayır diyebilen, evet demekten çekinmeyen sınırlarını çiğnetmeyen kişi...

VAR OLMAK SEYYAH OLMAKTIR

  Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kalpleri olsun da onunla akıllarını çalıştırsınlar, kulakları olsun da onlarla duysunlar. Şu bir gerçek ki, kafadaki gözler kör olmaz ama göğüslerin içindeki gönüller körleşir " (Hac:22:46)   Başlığa yazdığım bir söz düştü aklıma ve bu konuda konuşmayı murad ettim. Hep aklımda olan ancak kaleme henüz alabildi ğ im bir kaç kelamd ı r sizlerle paylaşmak istediğim.   İçimdeki kelamı bir nebze kaleme dökmek niyetim. Klavye desem daha doğru olur belki de. Bilgisayarlar ve telefonlar çıkalı kalemi de almaz oldum elime. Kalemin de bir yolculuğu var demek ki. Kelime ve kalem dahi seyyahtır insan misali.   Ezelden ebede bir yolculuktur bizim ki..   Anne rahminden dünya'ya, dünya'dan kabre, kabirden haşre ve oradan da ebed memleketine uzanan gizemli bir yolculuk.   Peki bu yolculukta, anımızın hakkını verebiliyormuyuz?   İnsan bu dünyada adeta bir göçebe misali dolaşır durur.   Bu bir gizemli bir yolculuktur. Zira insan,...

beyazinkalemi

EVET Mİ?  HAYIR MI? Yıllar önce bir yerler de hayatın fragtal olduğunu okumuştum yani biraz karmaşalı tıpkı ağacın dalları gibi, kendi içinde bir düzen intizam da içerir. Ve  gerçekten şuan o sözü öyle derinden hissettim ki; gerçekten de hayat fragtal bir yaşama sanatı desem de son ve tam olarak şuan akışta hissime gelen ise  HAYAT FRAGTAL bir o kadar da YÖNETİLMESİ gereken bir yaşama sanatıdır nasıl mı!  Eğer hayatımızın kalemi elimizdeyse hayat senaryomuzu biz yazarız yok efendim başkasının elinde  ise üzgünüm hayat senaryonuzu başkası yazıyordur. Son günlerde karşılaştığım veya hasbel kader bireysel çalıştığım kişiler de fark ettiğim ve sürekli zihnime düşen kelimeler!    HAYIR diyebiliyor musun!  İşte tamda bu takılıyor önemsenmeyen bir kelime oysaki kendin olman için çok önemli bir kelime…  Şu sözü duyar gibiyim amaan ne olacak cnm hayır demesem ne olur ki?  Çok şey olur!    YÜCE ALLAH kelime-i tevhid de başlarke...